Project Description

Büyükçekmece Patent

Milattan önceki 7. yüzyılda ilk yerleşim yerlerinin başladığı İstanbul’un Büyükçekmece’si kurucuları öncelikle Helenlerdir. Milattan önce 2. Yüzyılda ise Bizans egemenliğine giren Büyükçekmece’nin adı Athyra olarak bilinmekteydi. Büyükçekmece buluşların olduğu güzel bir diyarımızdır. Patentleriniz için bizi arayabilirsiniz.

Bizans Tarihi

Helen imparatorluğu arkasından Büyük Hun İmparatoru olan büyük Atilla, Milattan sonraki 447 senesinde ordusuyla geçip Çatalca’dan ta Büyükçekmece’ye girmiştir ve Bizans’ı vergi parasında bağlayarak geri dönmüştür. Avar Türkleri ise 616’da, Büyükçekmece Patent Bulgarlar arasından Kurum Han komutasındaki askerler Milattan sonraki 813’te Çatalca üzerinden İstanbul’a kadar gelmişlerdir. 1090 senesinde ise Peçenekler de Büyükçekmece’ye ulaşmışlardır.

Büyükçekmece de Türkler Akını

Türkler ise 1357 yılında olan Bizans deltasın yerleşmişler. Büyükçekmece Patent Çekmece bölgesi içerisinde uzun bir dönem boyunca Bizans egemenliğinin altında yaşamaya devam etmiştir. İstanbul’un fethinden sonraki Osmanlı İmparatorluğu egemenliğine bağlanan bu Büyükçekmece bir sayfiye ve tarım beldesi ise Bizans ve Osmanlı zamanında ordular ve askerlerin konaklama yeri olduğundan dolayı bölgede yoğun bir yerleşim yeri olmamıştır. Osmanlı imparatorluğu döneminde ise bir av ve kışlak yeri olarak kullanılan Büyükçekmece’ye özellikle senesinde 1829 Osmanlı-Rus savaşından sonra ise çok sayıda Türk göçmeni yerleşmiştir. 1876 yılında Büyükçekmece Patent Çatalca Sancağına belde olarak bağlanan il Büyükçekmece, 1926 senesinde Çatalca’nın ilçe ilan edilmesiyle birlikte Çatalca’ya da bağlı bir bucak yapılmıştır. 1958’de belediyeye ilan edilen Büyükçekmece ili, 1987’de Çatalca ilçesinden ayrılarak bağımsız olan bir ilçe haline gelmiştir. Gerek Bizans gerekse Osmanlı zamanında orduların ve yolcu insanların geçiş ve konaklama noktası haline gelmiştir. Kimisi günümüze kadar gelmiştir, kimisi ise kalıntılar ve izleri çoktan yok olmuş kervansaraylardır, hanlar ve Mimar Sinan’ın ünlü köprüsü gibi tarihi eserler bu geçit niteliğinin önemli işaretleridir. Evliya Çelebi ise, Büyükçekmece’nin 17. yüzyılda Eyüp Kadılığına savcısı bağlı bir nahiye olduğunu, deniz kenarında bulunan harap bir kalesi, bin kadar mamur hanesi, bağları ile bahçeleri bulunduğunu, kasaba topraklarının vakıf toprakları olduğunu yazarlar. İmaretinden, medresesinden tutun da gelişkin çarşısından, 11 adet handan, hamamdan ve kervansarayından kitabında bahseder.