Project Description

Beşiktaş Patent

Bizans dönemindeyken, Beşiktaş sur dışı bir yer olduğundan, yönetsel bir statü de değildi. Ancak, Osmanlı zamanında yerleşme yeri kimliği kazanmasıyla birlikte kent yönetimindeki yerini de almıştır.

Tarihi Beşiktaş

  1. yüzyılda iken İstanbul sur dışına taştığı zaman, Galata, Üsküdar beldesi ve İstanbul Boğazı’nın iki yakası boyunca yeni yerleşmelerle birlikte büyük bir anakent haline gelince, kent yönetimi de ister istemez bu gelişmeyle güzel biçimde düzenlendi. Geleneksel olarak bir Osmanlı kentinde bulunan yargı yetkisi yanında yönetsel görevleri de elinde olan tek bir kadı bulunurdu. Ama İstanbul’da tek Kadı’nın da bu şekildeki bir yükü taşıyamayacağı öngörülerek kent İstanbul namı değer sur içi ve Bilâd-ı Selâse (üç belde) ismi verilen bölgelere ayrıldı. Beşiktaş Patent Bilâd-ı Selâse’yi oluşturan Eyüp, Üsküdar ve Galata’ya ise ayrı birer kadı atandı. Beşiktaş da ilçenin Kâğıthane’den Rumelikavağı’na kadar uzanmış Rumeli yakasının yöneticiliğini üstlenen Galata Kadılığına da bağlandı.

Beşiktaş Spor Kulübü

1902 senesinin sonbaharında Beşiktaş Serencebey Mahallesi içerisinde, o zamanın Medine Muhafızı Osman Paşa’nın konağının bahçesinde yetişen 22 kişilik genç bir grup, haftanın bazı günleri toplanıp jimnastik hareketleri yapar. Başta Osman Paşa’nın oğulları olmak üzere Mehmet Şamil ve Hüseyin Bereket ile mahallenin gençlerinden Ahmet Fetgeri, Mehmet Ali Nazım nazif, Cemil Feti ve Şevket kişilerinin aralarında bulunduğu gençlerin de ilk ilgilendikleri spor branşları, öncelikle barfiks, paralel, güreş gibi halter, aletli ve aletsiz jimnastikti. O sıralarda siyasi hareketler yüzünde her türlü toplanmadan korkarak hafiyeler dolaştırılan 2. Abdülhamit’in adamları misal Serencebey’deki bu toplanmaları haber alınıp, Beşiktaş patent spor yapıp yakalanan gençler bir baskınla karakola götürüldü. Bu sporcu olan gençlerin bir kısmı saray erkânına yakın olmasından ötürü, o dönemlerde kötü gözle bakılan bu oyun olan futbol oynamadıkları gerekçesiyle ve sadece fizik hareketleri yaptıklarını belirtmeleriyle gergin durumlar yumuşadı. Saray çevresinden olan kişi Şeyhzade Abdülhalim bu sporcuları desteklediler ve sık sık antrenmanları da seyretmeye başladı. Ünlü bir boksör ve güreşçi Kenan Bey de antrenmanlara gelerek güreş ve boks hareketleri göstermeye başladı.